Biz eylemlerimizle konuşuyoruz. Diğerleri sözlerinin hesabını versin.
İşgal rejiminin lideri Ersin Tatar’ın içerik üreticisi Fidias Panayotu’ya verdiği son röportaj, doğal tepkilere neden olmuştur.
Living together is not a slogan, it’s an action.
Η συνύπαρξη δεν είναι σύνθημα – είναι πράξη.
Tatar’ın açıklamaları uluslararası hukuk düzenine, demokrasiye ve Kıbrıs halkının hafızasına açıkça hakarettir.
Ancak en az bunun kadar endişe verici olan, yalnızca medyanın ışıkları üzerlerine döndüğünde eleştiriyle yetinen partilerden ve siyasetçilerden yükselen ikiyüzlü öfke dalgasıdır.
Ucuz iletişim tepkileri yerine, gelin kimlerin demokrasiyi fiilen savunmak için çalıştığına bakalım:
— Kıbrıs Yeşiller Partisi, kamuya açık verilere dayanarak Kıbrıslı Rum mülklerinin gasbı skandalını topluma duyuran tek parti olmuştur.
Bugün “öfkelenen” diğer partilerin hiçbiri bu konuyu araştırmaya veya ifşa etmeye tenezzül etmemiştir.
— Biz, Türk Kıbrıslı Avrupa Parlamentosu adayı Oz Karahan‘ın da aktif üyesi olduğu Politik Bürosu olan tek siyasi partiyiz.
Birlikte yaşamak bir slogan değil, bir eylemdir.
Kıbrıs sorunu ne bir YouTube klibi ne de siyasi tüketim malzemesidir.
Bu bir tarihsel sorumluluk meselesidir ve biz, bunun bir şov ya da siyasi ikiyüzlülük düzeyine indirgenmesine izin vermeyeceğiz.
Kıbrıs Yeşiller Partisi, tutarlılıkla ve sorumlulukla gerçeği ortaya koymaya, keyfiliği teşhir etmeye ve askerlerden, garantilerden ve gölgelerden arınmış, üniter, egemen, demokratik bir devlet için mücadele etmeye devam etmektedir.
Biz eylemlerimizle konuşuyoruz.
Diğerleri sözlerinin hesabını versin.

Kıbrıs Yeşiller Partisi
